
#Tedaviler
Ameliyatsız Varis Tedavileri
Adana girişimsel radyoloji doktoru, görüntüleme yöntemleri eşliğinde tanı ve tedavi işlemlerini minimal invaziv tekniklerle gerçekleştiren uzman hekimdir. Bu alandaki doktorlar, damar tıkanıklıkları, tümör tedavileri, biyopsiler ve drenaj işlemlerinde yüksek başarıyla görev yapar.
Adana’da girişimsel radyoloji uzmanları, ultrason, BT ve anjiyografi cihazlarıyla rehberlik ederek cerrahiye alternatif, düşük riskli işlemler uygular. Özellikle varis, karaciğer tümörleri, rahim miyomları ve böbrek tıkanıklıkları gibi durumlarda etkili sonuçlar elde edilir.
Bu branşta doktorlar, hastayı görüntüleme sistemleri altında lokal anesteziyle tedavi eder. Lazer, embolizasyon ve ablasyon teknikleri sayesinde kan kaybı azalır, iyileşme süreci kısalır ve hasta aynı gün taburcu olabilir. Bu yöntemler modern tıbbın önemli bir parçasıdır.
Adana’daki girişimsel radyoloji doktorları, multidisipliner sağlık ekipleriyle koordineli çalışarak kişiye özel tedavi planları oluşturur. Bu yaklaşım, hastalığın kaynağına yönelik doğrudan müdahale sağlar ve hem tanısal doğruluk hem de tedavi başarısı artırılır.
Prof. Dr. Uğur Özkan
Adana Girişimsel Radyoloji Uzmanı

1975 yılında Adana’da doğan Prof. Dr. Uğur Özkan, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş, Radyoloji uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra akademik kariyerine devam ederek profesörlük unvanını almıştır. Uzun yıllar Başkent Üniversitesi ve özel hastanelerde görev yapmış olup, şu anda Özel Medline Adana Hastanesi‘nde hastalarına hizmet vermektedir.
✅ Atardamar darlıkları ve tıkanıklık tedavisi
✅ Varis ve venöz yetmezlik tedavisi
✅ Derin ven trombozu ve diğer venöz hastalıklar
✅ Organ biyopsileri ve damar yolu işlemleri
✅ Diyaliz fistül ve greft tedavileri
✅ Karaciğer ve tümörlerin ameliyatsız tedavisi (TARE, TAKE, RFA, Mikrodalga, Kriyoablasyon)

Ücretsiz Randevu Oluştur
İletişime Geç
İletişim için aşağıdaki bilgileri doldurmanız yeterli,
sizinle hemen iletişime geçeceğiz.
Sıkça Sorulan Sorular
Girişimsel radyoloji doktoru, görüntüleme cihazları eşliğinde iğne, kateter veya stent gibi yöntemlerle tanı koyar ya da tedavi uygular. Ameliyatsız çözümler sunarak hastaların iyileşme süresini kısaltır.
Girişimsel radyoloji, radyolojinin bir yan dalıdır. Görüntüleme tekniklerini kullanarak cerrahiye alternatif minimal invaziv işlemler yapar. Tanı ve tedaviyi birleştiren multidisipliner bir alandır.
Girişimsel radyolojik işlemler genellikle güvenlidir, ancak enfeksiyon, kanama, damar tıkanıklığı veya kontrast maddeye alerji gibi riskler bulunabilir. Risk oranı cerrahiye göre çok daha düşüktür.
Girişimsel radyoloji için “ameliyatsız cerrahi” veya “minimal invaziv girişimler” gibi tanımlar da kullanılmaktadır. Bu adlandırmalar, işlemlerin kapalı ve küçük müdahalelerle yapılmasını vurgular.
Girişimsel radyoloji muayenesinde önce görüntüleme yöntemleriyle hastalık değerlendirilir. Ardından işlemin uygunluğu belirlenir ve tedavi planı yapılır. Gerektiğinde ultrason veya tomografi eşliğinde işlem uygulanır.
Birçok girişimsel radyoloji işlemi öncesi hastanın aç olması gerekir. Bu durum özellikle sedasyon veya anestezi kullanılacaksa önemlidir. Ancak bazı tanısal işlemlerde tok gelmek de yeterli olabilir.
Girişimsel radyolojide biyopsi, anjiyografi, damar açma, tümör ablasyonu, drenaj, stent yerleştirme ve embolizasyon gibi pek çok işlem yapılır. Bu yöntemler cerrahisiz tanı ve tedavi sağlar.
Evet, girişimsel radyoloji biyopsi işlemlerini görüntüleme rehberliğinde gerçekleştirir. Ultrason veya tomografi eşliğinde yapılan biyopsiler, daha doğru tanı ve güvenli uygulama sağlar.
Girişimsel radyoloji; karaciğer tümörleri, böbrek ve akciğer kitleleri, uterin fibroidler, varikosel, bacak damar tıkanıklıkları, beyin damar hastalıkları (anevrizma, AVM), safra ve idrar yolları tıkanıklıkları, varisler, port kateter yerleştirme, abse drenajı, biyopsiler, prostat büyümesi, damar içi pıhtı (DVT), tümör embolizasyonları, lenfatik kaçaklar ve omurga kırıklarına yönelik vertebroplasti gibi pek çok hastalığın minimal invaziv tedavisinde kullanılır. Bu yöntemler cerrahiye alternatif olarak daha az riskli ve daha kısa iyileşme süresi sunar.
İyileşme süresi genellikle hızlıdır çünkü işlemler küçük kesilerle yapılır. Çoğu hasta aynı gün taburcu olabilir. Ağrı ve komplikasyon riski düşük olduğundan günlük yaşama dönüş süresi kısadır.







