Karaciğer Hastalıkları

Periferik Arter Hastalığı
Eylül 29, 2014
İğne Biyopsisi
Eylül 29, 2014
KARACİĞER HASTALIKLARINDA GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ
BİYOPSİ
Karaciğer dokusu ile ilgili birçok hastalığın ve karaciğerdeki tümöral oluşumların tanımlanması amacıyla sıklıkla biyopsi gerekir. Girişimsel radyoloji ünitesinde karaciğer biyopsi işlemi genellikle ultrasonografi eşliğinde daha az sıklıkla bilgisayarlı tomografi eşliğinde yapılır (Bkn. İğne Biyopsisi).

karacigerbiyopsi

Ultrasonografi eşliğinde karaciğer biyopsi

KARACİĞER ABSE DRENAJI
Abse, bakterilere (en sık), mantarlara veya parazitlere bağlı gelişen iltihabi sıvı birikimidir. Karaciğer absesine neden olan mikroorganizmalar sıklıkla karaciğere safra yollarından direk olarak veya vücudun başka bir yerindeki enfeksiyondan kan yolu ile taşınırlar. Bazı hastalarda ise sebep bulunamayabilir. Abse, mikroorganizmalara bağlı gelişse de antibiyotikler abse tedavisinde kısıtlı yere sahiptir. Absenin mutlaka boşaltılması gerekir. Ultrasonografi veya bilgisayarlı tomografi eşliğinde, abse içerisine bir kateter koyularak absenin boşalması sağlanabilir. Bu teknikle hasta ameliyat olmadan absenin tedavisi mümkün olmaktadır.

drenajkateteri

absedrenaj

Abse boşaltıcı kateter

Absenin boşaltılma işlemi

KİST HİDATİK
Karaciğerde kistler oluşturan paraziter bir hastalıktır. Kistler genellikle yavaş büyür ve bu sebeple belirgin şikayet oluşturmaz. Hastalık genellikle yapılan tetkiklerde tesadüfen ortaya çıkar. Hastalığın en önemli riski kistin yırtılmasına bağlı parazitlerin karın içerisine yayılması ve hayatı tehdit edebilecek alerjik reaksiyon oluşturabilmesidir. Karaciğer kist hidatiğin birçok tipi mevcuttur. Bazı tipleri iğne ile girişimsel radyoloji tarafından ameliyatsız olarak tedavi edilebilirken diğer tiplerinde cerrahi tedavi gerekir.
kisthidatik kisthidatiktedavi

Karaciğer kist hidatik

Karaciğer kist hidatik tedavi sonrası

PRİMER (BİRİNCİL) KARACİĞER TÜMÖRLERİ
Karaciğerin kendi dokusundan kaynaklanan birincil tümörler özellikle kronik karaciğer hastalığı ve sirozu olan hastalarda ortaya çıkar. En iyi tedavi yöntemi tümörün cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Ancak cerrahi tedavi hastaların %15-20’sinde mümkün olmaktadır. Cerrahi tedavi yapılamayan hastalarda, farklı girişimsel yöntemler kullanılarak tedavi imkanı olabilir. Özel iğneler yardımı ile tümörün yakılması veya dondurulması (radyofrekans ablasyon, mikrodalga ablasyon, kriyoablasyon), tümör içerisine alkol enjeksiyonu (alkol ablasyonu), tümörü besleyen atardamardan kemoterapatik ilaçların (TAKE) veya radyasyon yüklü mikro kürelerin verilmesi (radiyoembolizasyon) gibi farklı girişimsel yöntemler uygulanabilir.
SEKONDER (İKİNCİL) KARACİĞER TÜMÖRLERİ
Birincil tümörlerde olduğu gibi en iyi tedavi seçeneği cerrahi olarak tümör dokusunun çıkarılmasıdır. Ancak çoğu hastada bu mümkün olmadığından ikincil tümörlerinde en sık uygulanan tedavi seçeneği sistemik kemoterapidir. Bunun yanında küçük bir hasta gurubunda (tümör sayısının az ve boyutlarının küçük olduğu hastalar) özel iğneler yardımıyla tümör dokusunun yakılması veya dondurulması, karaciğer atardamarları yolu ile kemoterapatik ilaçların ve radyasyon yüklü mikro kürelerin verilmesi gibi girişimsel işlemler uygulanabilir.